Mutlu Bir Aile Hikayesi – 7. Bölüm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Mutlu Bir Aile Hikayesi – 7. Bölüm
Ertesi sabah uyandığımda, koynumda çırılçıplak yatan Sinem’i görünce dün gece yaşananların rüya olmadığına ikna olmuştum. Kalkıp üzerime hiçbir şey giymeden sadece sabahlığımı geçirdim ve mutfağa geçtim. Mutfakta Selma’yı kahvaltı hazırlarken buldum.

“Günaydın Selma” dedim dolaptan su şişesini çıkarırken.”
“Günaydın Sude. Bu kadar erken uyanamazsınız diye düşünüyordum.” Dedi kikirdeyerek.
“Neden ne oldu ki?”
“E dün gece o kadar yoruldunuz. Öğlene kadar uyursunuz diye düşünmüştüm.”
“Ayy evet yaa neler yaptık öyle dimi? Valla içki bütün kötülüklerin anasıymış” diye gülerek işi geyiğe vurdum. Selma da bu söylediğime gülerek karşılık vermişti. Sonra Defne de odasından çıkıp geldi. Beni sadece sabahlığımla gezerken gördüğünde yüzünde anlamsız bir ifade belirdi. Göğüs uçlarım saten sabahlığımın önünden belli oluyor, içime bir şey giymediğim anlaşılıyordu.

Selma: “Günaydın Defne, erkencisin?”
Defne: “Evet ya, başım ağrıyor. Dün gece çok içtik galiba.”
Selma: “Evet evet, baya içtik. Biz de Sude’yle onu konuşuyorduk. İçki bütün kötülüklerin anasıymış, öyle diyor.”
Defne: “Evet, gördük kötülükleri.” Dedi sinirli bir şekilde. Selma hemen anlamıştı.
Selma: “Kızım sinirlenecek bir şey yok. Kızlar eğlendiler işte boş ver.”

Selma’nın olayı bu kadar kolay kabullenmesi beni çok mutlu etmişti. Defne bana dönüp “Hadi git Sinem’i de uyandır. Kahvaltı yapalım. Sen de üstüne doğru düzgün bir şeyler giy!” dedi sinirle.

Odama girdiğimde yatağımda çırılçıplak uyuyan Sinem’i görünce dün geceyi bir kez daha hatırladım ve içim kıpır kıpır oldu. Durup düşününce, Selma’nın önünde çılgınlar gibi sevişmiş olmamız hala rüya gibi geliyordu.

Gidip Sinem’i dudaklarından öperek uyandırdım. Önce beni görünce sevindi, sonra kalkıp giyinirken yüzü asıldı yeniden. Mustafa olayını hatırlamıştı. İçeri geçtiğimizde Selma’yı görünce birden yüzü kıpkırmızı oldu. Dün gece onun karşısında seviştiğimizi hatırlayıp utanmıştı. Ama Selma çok rahattı, sanki dün gece onun önünde sevişmemişiz gibi davranıyordu. Sinem Selma’ya doğru dönerek konuştu:

Sinem: “Selma, dün gece için özür dilerim. Gerçekten çok utanıyorum, alkolün etkisiyle kendimi kaybettim. Önce Defne’yi gıcık etmek için uzattım, ama sonra kontrolden çıktı. Gerçekten çok özür dilerim.”
Selma: “Benden niye özür diliyorsun kızım, Sude’den dile.”
Sinem. “Sude’den mi?”
Selma: “Sude’den tabi. Kızın nefesini kestin, beynine oksijen gitmedi resmen.”

Bunu söylediğinde dördümüz birden kahkahalara boğulduk. Gülüşerek kahvaltımızı hazırladık. Selma’nın rahat tavırları beni çok etkilemişti. Sevişmemizden hiç rahatsız olmamış, bizi hiç yadırgamamıştı.

Kahvaltımızı yaptıktan sonra Sinem yeniden bir ağlama krizine tutulmuş, Mustafa’ya küfürler etmeye başlamıştı. Selma ise Sinem’i sakinleştirerek “Sinem sakinlemen için illa içmemiz mi gerekiyor yani? Bak içince de şu kızcağızı perişan ediyorsun, nefessiz kalıyor” diyerek esprileriyle yine ortamı kahkahalara boğdu. Sinem bütün gün bir ağladı, bir güldü. Gerçekten artık sinirleri bozulmaya başlamıştı.

Bir ara ablam hep birlikte dışarı çıkmayı teklif etti. Ama Sinem dışarı çıkmak istemiyordu. Siz çıkın diye ısrar edince ben Sinem’le kalmak istedim. Selma Defne’ye dönerek “Defne biz senle çıkalım da Sude Mustafa’yı adam akıllı bi unuttursun Sinem’e” dedi. Bir kez daha bizi kahkahalara boğmuştu. Ama resmen ablama “Biz çıkalım da rahat rahat sevişsinler” demişti. Ben de artık arsızlığı elime aldım ve Selma’ya cevap verdim:

“Ya unutturacak olsam sizden mi çekineceğim Selma.” dedim.
Selma: “Sen de haklısın, çekinmediğini gördük” dedi.

Ablam kıpkırmızı olmuş, bir yandan bana sinirleniyor, diğer yandan Selma’nın esprilerine dayanamıyor ve kahkahalar içinde kalıyordu. Sinem bir yandan göz yaşlarını temizliyor, diğer yandan kahkaha atıyordu. Sonra bir ara “Kızlar hepinize çok teşekkür ederim. Gerçekten, iyi ki varsınız” dedi. Bir anda çok duygusal bir ortam oluşmuştu.

Defne oturduğu yerden kalktı ve Sinem’in yanına geçip ona sarıldı. Yanaklarından öpüp “Sen bizim kardeşimiz gibisin Sinem, biz de sana destek olmayacaksak kim olacak” dedi ve tekrar sarıldı. Ben de diğer yanından Sinem’e sarılmış, yanaklarını öpüyordum. Sinem ise sessiz sessiz ağlıyordu. Selma üçümüzün o duygusal sarılmasına karşıdan bakıp “Kızlar aksiyona girecekseniz ben çekirdek getiriyorum” diyerek yine hepimizi kahkahalara boğdu.

Sinem dönüp önce Defne’nin, sonra benim dudaklarıma birer öpücük kondurdu ve tekrar teşekkür etti. Sonra oturduğu yerden kalkıp Selma’ya doğru gitti ve onu ayağa kaldırıp sarıldı. “En çok sana teşekkür ederim Selma, anlayışın için, beni güldürmek için bu kadar çaba sarfettiğin için. Gerçekten çok teşekkür ederim.” dedi. Selma ise ona sarılmış vaziyette omzunun üstünden bize doğru bakarak “Kız bu beni de öpmeye kalkmasın şimdi” dedi ve bir espri daha patlattı.

Sinem de “Öpsem ne olur yani niye bu kadar korktun ki?” Diyerek esprisine karşılık verdi.
Selma: “Korkarım tabi kızım, ben nefesimi Sude kadar uzun tutamam.”

Sinem gülüşmeler arasında uzanıp Selma’nın dudaklarına yapışıverdi. Selma karşılık vermedi, bir an donup kaldı. Sinem bir öpücük daha kondurdu ve Selma’ya bakıp “Bak işte o kadar da korkulacak biri değilmişim demek ki” diyerek yanımıza döndü.

Selma yaptığı onca espriye rağmen bu öpücüğü beklemiyor olmalıydı ki, donup kalmıştı. Arkasındaki koltuğa oturup kaldı.

Defne: “Ne o Selma? Gençler eğlensin diyordun? Eğlenceli değil miymiş?” dedi. Bu kez Defne bizi kahkahalara boğmuştu. Selma’nın donuk yüzü yeniden gülümsemeye başlamıştı. Ardından magazin programlarını açıp izlemeye başladık. Ben kanepede uzanmış vaziyetteydim. Sinem ise ayak ucumda oturuyordu. Ablamla Selma yine tekli koltuklarda oturmuş televizyona bakıyorlardı. Bir ara Selma’nın benim önüme doğru baktığını farkettim. Ona çaktırmadan önüme baktığımda, oturduğum yerde sabahlığımın açıldığını ve vajinamın meydanda olduğunu gördüm. Ama hiç istifimi bozmadım. Hatta bacaklarımı biraz daha açarak vajinamı olduğu gibi Selma’nın gözlerinin önüne serdim. Kollarımı da gerinir gibi açarak bir göğsümün açığa çıkmasını sağladım. Sonra o şekilde televizyona bakarak uyuyor numarası yaptım.

Aralık gözlerle izliyordum ve Selma’nın gözlerini vajinamdan ayırmadan baktığını görebiliyordum. Bir göğsüm ve vajinam Selma’nın gözlerinin önünde, yanımızda ablam ve kuzenim olduğu halde öylece uzanıyordum. Sinem de uzanarak başını baldırlarıma koydu. Çıplak baldırlarımda nefesini hissettiğimde, vajinamın içini bir sıcaklık kaplamıştı.

Ablam bizi o halde görünce “Sude kalk git yerine yat, üşüyeceksin burada” dedi. Ama Selma bu manzaranın bozulmasını istemiyordu. “Rahat bırak çocukları” diye ablama söylendi. Ablam ise anlamsız gözlerle Selma’ya baktı. Selma’nın benim vajinama istekli gözlerle baktığını görmüştü. Bunu Sinem de görmüş olacak ki, eli vajinamın üstüne geldi ve ufak ufak okşamaya başladı. Ağzımdan istemsizce bir inilti çıktı. Sinem bir yandan da bacaklarımı öpüyordu. Aralık gözlerle baktığımda, onun da gözlerini Selma’dan ayırmadığını gördüm.

Yerimden kalkıp “Ben biraz uyuyacağım” dedim. Ayağa kalktığımda sabahlığımın önü tamamen açılmıştı, o şekilde odama doğru yürüdüm. Arkamdan Sinem’in de kalkıp geldiğini duydum. Ben yatağa geçer geçmez peşimden gelip üzerime atladı. Kapıyı bile kapatmamıştık. O şekilde sevişmeye başladık.

Artık Selma’yı da Defne’yi de umursamadan sevişiyorduk. Sinem bir yandan dudaklarımı kemiriyor, diğer yandan kıyafetlerini çıkarmaya çalışıyordu. Çok geçmeden çırılçıplak kaldı ve vajinasını vajinama dayayıp bastırarak sürtünmeye başladı. Dudaklarını, dilini emiyor, sonra kendi dilimi ağzının içine sokup her hücresini yalamaya çalışıyordum. Odanın içinde iniltilerimiz yankılanıyordu.

Biz sevişirken Defne odaya girdi ve “Çok ses çıkarmayın, komşular duyacak” dedi, ardından kendi odasına doğru geçti. Onu hiç umursamadan çığlık çığlığa sevişmeye devam ettik. Hemen ardından Selma geldi ve çalışma masamın önünde duran sandalyeyi bize doğru çevirerek oturdu. Baygın gözlerle bizi izliyor, bir yandan da elini vajinasının üstüne getirmiş, avuçlayarak kendini tatmin etmeye çalışıyordu.

Elimi Sinem’in vajinasının suyuyla ıslatarak orta parmağımı göt deliğine soktum. O şekilde birbirimize sürtünmeye ve çılgınlar gibi öpüşmeye devam ediyorduk. Yan tarafıma baktığımda Selma’nın elinin artık pijamasının içinde olduğunu gördüm. Odam çok küçük olduğu için sandalye yatağıma çok yakın duruyordu. Elimi pijamasının içerisindeki elini bileğinden yakaladım ve kendime doğru çektim. Islak parmaklarını yalayarak Selma’nın sularının tadına baktım.

Selma kendini bana bırakmıştı. Kolundan tutarak daha fazla çektim ve yüzünü kendiminkine yaklaştırdım. Sonra dudaklarına yapıştım ve hunharca öpmeye başladım. İlk başta çekinse de birkaç saniye içinde öpücüklerime iştahla karşılık vermeye başlamıştı. Bir elim Sinem’in götünde, vajinam Sinem’in vajinasıyla karışmış vaziyette, dilim ise Selma’nın ağzının içindeydi. Boştaki elimi uzatarak zor da olsa Selma’nin pijamasından içeri soktum ve ıslak vajinasına ulaştım. Bunu yaptığımda Selma’dan derin bir inilti koptu.

Ablamın odasının kapısının açıldığını duydum, bizim odamızın önünden geçerken Selma’nın da aramıza katıldığını gördü ve kapıdan bizi izlemeye başladı. Selma’yı daha sert çekiştirerek yatağa gelmesini sağladım. Artık bir buçuk kişilik yatağımda üç kişiydik. Sinem ve ben çırılçıplak, Selma ise giyinik vaziyette, deliler gibi birbirimize sürtünüyorduk. Sonra zorlanarak da olsa aralarından ayrıldım ve Selma’yi Sinem’e emanet ettim. Sinem Selma’nın dudaklarına yapışarak sertçe göğüslerini ve kalçalarını sıkıştırıyordu. Onları yatakta bıraktım ve ayağa kalkarak üzerimdeki sabahlıktan kurtuldum. Ablama doğru yavaşça yürümeye başladım.

Ablam bana çaresiz gözlerle bakıyordu. En yakın arkadaşını yoldan çıkarmış ve onunla sevişmeye başlamıştım. Artık önümüzde hiçbir engel yoktu, ablamı her şeyden çok istiyordum. Oracıkta kapıya dayadım ve dudaklarına yapıştım. Ablam da iştahla karşılık vermişti. Hemen hızlı hareketlerle ablamı soymaya başladım ve kısa süre içinde çırılçıplak bıraktım. Arkamı döndüğümde Selma’nın da üzerinde sadece külodu kalmıştı ve Sinem onu aşağı doğru çekiştiriyordu. Sinem Selma’yı çırılçıplak bıraktıktan sonra üzerine yattı ve sevişmeye başladılar.

Ben de ablamı yatağa doğru çekiştirdim ve sırtüstü yatırdım. Ardından ters bir şekilde üzerine yattım ve 69 pozisyonuna getirdim. Dilimi vajinasına sürdüğümde ablamın tadını ne kadar özlediğim iliklerimde hissettim. O da aynı şekilde benim vajinama yumulmuştu.

Şimdi ablam ve Selma yan yana sırt üstü yatıyorlar, Sinem Selma’nın üzerinde düz bir şekilde, bense ablamın üzerinde ters bir şekilde yatıyordum. Dördümüz küçücük yatakta histerik çığlıklar atarak sevişiyorduk. İki parmağımı iyice ıslatıp ablamın vajinasından içeri daldırdığımda, ablamın parmakları çoktan benim vajinamı delip geçmişti bile. Hızlı hızlı parmaklarımı sokup çıkarıyordum, ablam da iyice hızlanmıştı. Sinem bir ara ablamın parmaklarının vajinama girdiğini gördü ve bana “Sen bekaretini ne zaman verdin?” Diye sordu. Cevabı ablam vermişti. “İtalya’da” dedi ve beni hızlıca parmaklamaya devam etti.

Artık Selma da ablamla ilk kez birlikte olmadığımı anlamıştı. 69 pozisyonundan kalktım ve ablamın bacaklarının arasına yattım. Parmaklarımı yeniden ablamın içine sokup çıkarmaya, dilimle de klitorisini ezmeye kaldığım yerden devam ettim. Sinem de uzanıp ablamın göğüslerini yalamaya başlamıştı. Bir elimle de uzanıp Selma’nın vajinasını okşuyordum. Ablam başını Selma’ya doğru çevirip gözlerinin içine baktı. Selma uzanıp ablamın dudaklarına yapıştı ve iştahlı bir şekilde öpüşmeye başladılar.

Ablam kardeşi tarafından parmaklanıyor ve klitorisi yalanıyordu. Kuzeni tarafından göğüsleri yalanıyordu. En yakın arkadaşı tarafından da dudakları öpülüyordu. Bu şekilde fazla dayanamayacağını biliyordum. Parmaklarımı daha çok hızlandırdım ve çılgınlar gibi bağırıp çağırmaya, çok şiddetli bir şekilde orgazm olmaya başladı.

Onun orgazmı bittikten ve sularını yalayıp temizledikten sonra hemen yan tarafa geçip Selma’nın vajinasına yumuldum. Selma’nın bakire olduğunu biliyordum, bu yüzden parmağımı ıslatıp göt deliğine soktum ve götüne girip çıkarken vajinasını yalamaya devam ettim. Sinem bu kez de onun göğüslerini yalıyordu. Selma hayatında ilk kez aldığı bu zevk karşısında çıldırmış gibi inliyordu. En sonunda boşalmaya başladı, ama Sinem’den de ablamdan da farklıydı. Suları adeta fışkırıyordu, bir ara işediğini düşündüm. Her ne olursa olsun yüzümü oradan ayırmamaya kararlıydım. Boşalması bir dakikadan uzun sürdü ve tüm bu süre boyunca tam bir histeri krizine girdi. Çığlık çığlığa, bağıra çağıra boşaldı.

Yatağım sırılsıklam olmuştu, ama henüz işimiz bitmemişti. Sinem’in vajinasını yalamaya başladığımda, vajinamda ablamın dilini hissettim. Parmakları içime girip çıkıyor, dili klitorisimi eziyor, ellerini de uzatmış alttan göğüslerimi sıkıştırıyordu. Selma’yı da yanıma çekiştirerek onun da Sinem’in vajinasını yalamasını istedim. Ben Sinem’in vajinasına dilimi sokarken, Selma da klitorisini yalamaya başladı. Hiç iğrenmemiş, aksine büyük bir iştahla yalıyordu. Önce ben haykırarak orgazm oldum ve bütün sularımı ablamın ağzına boşalttım. Ardından Sinem boşalmaya başladı ve en sonunda dördümüz de bitap bir şekilde yatağa bıraktık kendimizi.

Yarım saat kadar ses çıkarmadan olduğumuz yerde yattık. Odada sadece nefes alıp verirken çıkardığımız sesler vadı. Sonra yerimde doğrulup Selma’ya doğru yanaştım ve dudaklarından öperek “Bugünü sana ve senin esprilerine borçluyuz” dedim. Selma da dudaklarıma iştahla karşılık vererek “Asıl senle Sinem’in azgınlığınıza borçluyuz. Teşekkür ederim bana bunu yaşattığınız için” dedi.

Ablama dönüp baktığımda, onun da yüzünün daha önce hiç görmediğim şekilde güldüğünü görmüştüm.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Genel içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir